AİHS m.3, Anayasa m.17 ve 15/2 maddesinde belirtilen işkence yasağı ile ilgili derlenmiş AiHM ve Anayasa Mahkemesi kararları;

Azizjon Hikmatov tarafından yapılan bireysel başvuruda (B. No: 2015/18582), ülkesinde kötü muameleye maruz kalacağı yönündeki iddiaları araştırılmadan yabancının sınır dışı edilmesine karar verilmesinin kötü muamele yasağını ihlal ettiğine ilişkin karar,

-Ümit Ömür SALAR tarafından yapılan bireysel başvuruda (B. No: 2014/187),askeri eğitimin gerekleriyle bağdaşmayan yıldırma amaçlı kötü muamele iddialarının yeterli araştırılmamasının işkence ve kötü muamele yasağını usul bakımından ihlal ettiğine ilişkin karar,

- Turan Günana (Başvuru Numarası: 2013/5545), Başvuru, Kocaeli (2) No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu (Ceza İnfaz Kurumu) mahkûm kabul bölümünde Kurum personeli tarafından çıplak kalacak şekilde soyulmak ve üç gün süreyle havalandırması olmayan bir yerde tutulmak suretiyle darp ve işkenceye maruz kalındığı, buna ilişkin şikâyetlerin etkili bir şekilde soruşturulmadığı, ayrıca çıplak aramanın ilgili mevzuata aykırı olarak rutin bir uygulama hâlini aldığı, bu nedenlerle Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.


- Cezmi Demir ve Diğerleri Başvurusu (Başvuru Numarası: 2013/293), Başvurucular, telefon teli hırsızlığı şüphesi ile 3 gözaltında bulundukları süre içinde kolluk görevlileri tarafından işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını, gerek bu eylemleri gerçekleştiren Jandarma personeli gerekse muayene edildikleri hastanelerde, işlenen suçu gizlemek amacıyla, yanıltıcı rapor düzenleyen doktorlar hakkında yaptıkları şikâyet kapsamında başlatılan soruşturma ve kovuşturmanın etkin bir şekilde yürütülmediğini, bir kısım sanıkların beraat ettiğini, bir sanık hakkındaki davanın zamanaşımına uğradığını ve yargılamanın 11 yıldan fazla sürdüğünü belirterek, Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının öngördüğü Devletin etkili soruşturma yapma usul yükümlülüğünün ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.



- Seçkin Sökmez Başvurusu (Başvuru Numarası: 2014/16328), Başvurucunun saldırgan tavırlarıyla alkolmetre ile ölçüm yaptırmaya imkan sağlamaması, alkolün kandaki etkisinin bir süre sonra kaybolması durumu, objektif bir veri üzerinden belge sağlanmak istenmesi dikkate alındığında kan alma işlemi, Cumhuriyet Başsavcılığının takdir yetkisinin sınırları içerisindedir. Bu durumda maddi ve manevi varlığının korunmasına yönelik olarak gerçekleştirilen zorla kan alma işlemi, demokratik bir toplumda suç işlenmesinin önlenmesi ve nihai olarak kamu düzeninin sağlanması açısından gerekli bir müdahale olduğu da gözönüne alındığında kan alma işlemine yönelik verilen kararın demokratik toplum düzeni için gerekli olmadığı söylenemez. Başvurucunun kelepçeli olarak tutulduğu süre ile tespit edilen alkol miktarının kişi üzerindeki etkileri dikkate alındığında; başvurucunun hastaneye kelepçeli olarak götürülmesi ve kelepçeli olarak yaklaşık yirmi dakika tutulmuş olmasının zor kullanmanın amaçla orantısız olduğunu göstermemektedir. Ayrıca, hastaneden çıkışta polis merkezine getirilen başvurucunun ellerinin kelepçelenmediği anlaşılmakla keyfi olarak söz konusu tedbirin uygulanmadığı sonucuna varılmıştır. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.



AİHM 'in GÄFGEN – ALMANYA (Başvuru no. 22978/05) kararına ise http://www.anayasa.gov.tr/file....s/insan_haklari_mahk linkinden ulaşabilirsiniz.

10 aylar önce - çevirmek

AİHS m.3, Anayasa m.17 ve 15/2 maddesinde belirtilen işkence yasağı ile ilgili derlenmiş AiHM ve Anayasa Mahkemesi kararları;

Azizjon Hikmatov tarafından yapılan bireysel başvuruda (B. No: 2015/18582), ülkesinde kötü muameleye maruz kalacağı yönündeki iddiaları araştırılmadan yabancının sınır dışı edilmesine karar verilmesinin kötü muamele yasağını ihlal ettiğine ilişkin karar,

-Ümit Ömür SALAR tarafından yapılan bireysel başvuruda (B. No: 2014/187),askeri eğitimin gerekleriyle bağdaşmayan yıldırma amaçlı kötü muamele iddialarının yeterli araştırılmamasının işkence ve kötü muamele yasağını usul bakımından ihlal ettiğine ilişkin karar,

- Turan Günana (Başvuru Numarası: 2013/5545), Başvuru, Kocaeli (2) No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu (Ceza İnfaz Kurumu) mahkûm kabul bölümünde Kurum personeli tarafından çıplak kalacak şekilde soyulmak ve üç gün süreyle havalandırması olmayan bir yerde tutulmak suretiyle darp ve işkenceye maruz kalındığı, buna ilişkin şikâyetlerin etkili bir şekilde soruşturulmadığı, ayrıca çıplak aramanın ilgili mevzuata aykırı olarak rutin bir uygulama hâlini aldığı, bu nedenlerle Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.


- Cezmi Demir ve Diğerleri Başvurusu (Başvuru Numarası: 2013/293), Başvurucular, telefon teli hırsızlığı şüphesi ile 3 gözaltında bulundukları süre içinde kolluk görevlileri tarafından işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını, gerek bu eylemleri gerçekleştiren Jandarma personeli gerekse muayene edildikleri hastanelerde, işlenen suçu gizlemek amacıyla, yanıltıcı rapor düzenleyen doktorlar hakkında yaptıkları şikâyet kapsamında başlatılan soruşturma ve kovuşturmanın etkin bir şekilde yürütülmediğini, bir kısım sanıkların beraat ettiğini, bir sanık hakkındaki davanın zamanaşımına uğradığını ve yargılamanın 11 yıldan fazla sürdüğünü belirterek, Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının öngördüğü Devletin etkili soruşturma yapma usul yükümlülüğünün ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.



- Seçkin Sökmez Başvurusu (Başvuru Numarası: 2014/16328), Başvurucunun saldırgan tavırlarıyla alkolmetre ile ölçüm yaptırmaya imkan sağlamaması, alkolün kandaki etkisinin bir süre sonra kaybolması durumu, objektif bir veri üzerinden belge sağlanmak istenmesi dikkate alındığında kan alma işlemi, Cumhuriyet Başsavcılığının takdir yetkisinin sınırları içerisindedir. Bu durumda maddi ve manevi varlığının korunmasına yönelik olarak gerçekleştirilen zorla kan alma işlemi, demokratik bir toplumda suç işlenmesinin önlenmesi ve nihai olarak kamu düzeninin sağlanması açısından gerekli bir müdahale olduğu da gözönüne alındığında kan alma işlemine yönelik verilen kararın demokratik toplum düzeni için gerekli olmadığı söylenemez. Başvurucunun kelepçeli olarak tutulduğu süre ile tespit edilen alkol miktarının kişi üzerindeki etkileri dikkate alındığında; başvurucunun hastaneye kelepçeli olarak götürülmesi ve kelepçeli olarak yaklaşık yirmi dakika tutulmuş olmasının zor kullanmanın amaçla orantısız olduğunu göstermemektedir. Ayrıca, hastaneden çıkışta polis merkezine getirilen başvurucunun ellerinin kelepçelenmediği anlaşılmakla keyfi olarak söz konusu tedbirin uygulanmadığı sonucuna varılmıştır. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.



AİHM 'in GÄFGEN – ALMANYA (Başvuru no. 22978/05) kararına ise http://www.anayasa.gov.tr/file....s/insan_haklari_mahk linkinden ulaşabilirsiniz.

AİHS m.3, Anayasa m.17 ve 15/2 maddesinde belirtilen işkence yasağı ile ilgili derlenmiş AiHM ve Anayasa Mahkemesi kararları;

Azizjon Hikmatov tarafından yapılan bireysel başvuruda (B. No: 2015/18582), ülkesinde kötü muameleye maruz kalacağı yönündeki iddiaları araştırılmadan yabancının sınır dışı edilmesine karar verilmesinin kötü muamele yasağını ihlal ettiğine ilişkin karar,

-Ümit Ömür SALAR tarafından yapılan bireysel başvuruda (B. No: 2014/187),askeri eğitimin gerekleriyle bağdaşmayan yıldırma amaçlı kötü muamele iddialarının yeterli araştırılmamasının işkence ve kötü muamele yasağını usul bakımından ihlal ettiğine ilişkin karar,

- Turan Günana (Başvuru Numarası: 2013/5545), Başvuru, Kocaeli (2) No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu (Ceza İnfaz Kurumu) mahkûm kabul bölümünde Kurum personeli tarafından çıplak kalacak şekilde soyulmak ve üç gün süreyle havalandırması olmayan bir yerde tutulmak suretiyle darp ve işkenceye maruz kalındığı, buna ilişkin şikâyetlerin etkili bir şekilde soruşturulmadığı, ayrıca çıplak aramanın ilgili mevzuata aykırı olarak rutin bir uygulama hâlini aldığı, bu nedenlerle Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.


- Cezmi Demir ve Diğerleri Başvurusu (Başvuru Numarası: 2013/293), Başvurucular, telefon teli hırsızlığı şüphesi ile 3 gözaltında bulundukları süre içinde kolluk görevlileri tarafından işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını, gerek bu eylemleri gerçekleştiren Jandarma personeli gerekse muayene edildikleri hastanelerde, işlenen suçu gizlemek amacıyla, yanıltıcı rapor düzenleyen doktorlar hakkında yaptıkları şikâyet kapsamında başlatılan soruşturma ve kovuşturmanın etkin bir şekilde yürütülmediğini, bir kısım sanıkların beraat ettiğini, bir sanık hakkındaki davanın zamanaşımına uğradığını ve yargılamanın 11 yıldan fazla sürdüğünü belirterek, Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının öngördüğü Devletin etkili soruşturma yapma usul yükümlülüğünün ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.



- Seçkin Sökmez Başvurusu (Başvuru Numarası: 2014/16328), Başvurucunun saldırgan tavırlarıyla alkolmetre ile ölçüm yaptırmaya imkan sağlamaması, alkolün kandaki etkisinin bir süre sonra kaybolması durumu, objektif bir veri üzerinden belge sağlanmak istenmesi dikkate alındığında kan alma işlemi, Cumhuriyet Başsavcılığının takdir yetkisinin sınırları içerisindedir. Bu durumda maddi ve manevi varlığının korunmasına yönelik olarak gerçekleştirilen zorla kan alma işlemi, demokratik bir toplumda suç işlenmesinin önlenmesi ve nihai olarak kamu düzeninin sağlanması açısından gerekli bir müdahale olduğu da gözönüne alındığında kan alma işlemine yönelik verilen kararın demokratik toplum düzeni için gerekli olmadığı söylenemez. Başvurucunun kelepçeli olarak tutulduğu süre ile tespit edilen alkol miktarının kişi üzerindeki etkileri dikkate alındığında; başvurucunun hastaneye kelepçeli olarak götürülmesi ve kelepçeli olarak yaklaşık yirmi dakika tutulmuş olmasının zor kullanmanın amaçla orantısız olduğunu göstermemektedir. Ayrıca, hastaneden çıkışta polis merkezine getirilen başvurucunun ellerinin kelepçelenmediği anlaşılmakla keyfi olarak söz konusu tedbirin uygulanmadığı sonucuna varılmıştır. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.



AİHM 'in GÄFGEN – ALMANYA (Başvuru no. 22978/05) kararına ise http://www.anayasa.gov.tr/file....s/insan_haklari_mahk linkinden ulaşabilirsiniz.

Demokratik bir hukuk devletinde -güdülen amaç ne olursa olsun- sınırlamalar özgürlüğün kullanılmasını ölçüsüz biçimde ortadan kaldıracak düzeyde olamaz. Somut olayda başvuruya konu haber ve yazılar belirsiz bir süre için engellenmiş görünmektedir. Dolayısıyla uyuşmazlık konusu kısıtlamanın belirli bazı yazılara ilişkin olduğu ve sınırlı etkileri olduğu iddia edilse bile müdahalenin önemi azalmamaktadır. Bir soruşturma veya dava sonuçlanıncaya kadar kişilik haklarına yapılan müdahalenin geçici olarak durdurulması amacıyla bir internet yayınına erişimin engellenmesi kabul edilebilse bile somut olayın koşullarında ilgili ve yeterli gerekçe olmadan tedbir mahiyetinde alınan bir kararın süresiz olarak etki göstermesi ölçülü olarak da nitelendirilemez.

  • Hakkımızda
  • Güncel Anayasa Mahkemesi kararlarının paylaşılabileceği grup