Yargıtay: "Sigorta şirketi, 1.29 promil alkollü sürücüye tazminat ödemeli"

Yargıtay, kazada hiçbir kusuru bulunmayan ve 1.29 promil alkollü olduğu tespit edilen sürücüye sigorta şirketinin tazminat ödemesi gerektiğine karar verdi. Emsal kararda, "Meydana gelen trafik kazasında sigortalı sürücü, 1.29 promil alkollü bulunmuştur. Kaza tespit tutanağında, tüm kusurun karşı araç sürücüsünde olduğu belirtilmiştir. Eksper raporunda da yüzde 100 kusurun karşı tarafta olduğu açıklanmıştır. Olayda hiçbir kusuru olmayan sigortalının sırf alkollü olması nedeniyle rizikonun teminat dışı olarak kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir" denildi

ÖZET : Dava, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle tazminata ilişkindir.Eldeki davada, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından davanın adi ortalığı oluşturan tüm ortaklar tarafından açılması gerekir.Zira ortaklar davada mecburi dava arkadaşı durumundadırlar. Birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan muvafakat alınması suretiyle ya da ayrı ayrı bir dava açılarak birleştirilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanmalıdır.Aksi takdirde usulüne uygun bir dava açıldığından söz edilmez.Ayrıca, husumet mahkemece resen dikkate alınması gereken bir konu olup taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmelidir.Mahkemece R...İnş. Ltd. Şti.'nin tek başına davalı iş sahibine karşı dava açamayacağı dikkate alınarak diğer ortak...Temizlik hizmetleri Ltd. Şti.'nin R...İnş. Ltd. Şti tarafından açılan eldeki davaya muvafakatinin bulunduğuna dair muvafakatnamenin sunulması ya da ayrı bir dava açarak taraf teşkilinin sağlanması için uygun bir süre verilmeli, verilen bu süre içinde muvafakatname sunulursa yada ayrı bir dava açılırsa bu dava ile birleştirilmesi sağlanarak işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekir.

T.C.SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/486
K. 2017/498

Aile hakimi ve avukat kardeşlerimin önemle bilgisine

Birden fazla açılıp BİRLEŞEN boşanma davalarında;

ESAS YÖNÜNDEN;
Her bir dava için kabul/ret şeklinde "AYRI AYRI" hüküm kurulur

Kocasının soyadını TAŞIMAK İSTEMEYEN kadının açacağı davada davalılar:

"Davacı kadın, kocasının soyadı bulunmaksızın, SADECE EVLENMEDEN ÖNCEKİ SOYADINI taşımasına izin verilmesini istemiş, davalı olarak Nüfus Müdürlüğü'nü göstermiştir. Dava sonucunda verilecek karar, davacının eşi Mehmet'in hukuki durumunu da etkileyeceğinden, adı geçenin davaya dahil edilmesi gerekir. "
(28 Nisan 2016 tarihli kararımız)
FER'İLERİ YÖNÜNDEN
Her davada eşlerin gerçekleşen kusuru "havuza" atılır. Kusur durumu; havuzda yer alan kusurların tamamına göre eşit/ağır/tam kusur diye belirlenerek sonucuna göre tazminat ve yoksulluk nafakası hakkında "TEK KARAR" verilir.

Anlaşmalı boşananların önemle dikkatine;

1- Anlaşmalı boşanmadan sonra karşı taraf "velayet" için tekrar dava açabilir.
2- Velayet değişikliği davası herhangi bir sürenin "geçmesine" bağlı değildir.
3- Velayet değişikliği ancak "çocuğun üstün yararı" ispatlandığı takdirde mümkündür.
ÖMER UĞUR GENCAN 2.H.BSK

NOTERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU - MADDİ TAZMİNAT DAVASI
E. 2017/3-994
K. 2018/1048
ÖZET : Dava, noterlerin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalının yapması gereken işlemi kanuna uygun şekilde yaptığından ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğinden söz edilemez. Rehin şerhi de davalının yaptığı işleme güvenen ilgili emniyet birimlerince kaldırılmış, aracın dava dışı kişilere satılması sebebiyle de davacının alacağı teminatsız kalmış ve zararlı sonuç ortaya çıkmıştır. Görüleceği üzere davalı noterin ihmali ile zarar arasında uygun illiyet bağı vardır. Bilindiği üzere, üçüncü kişinin eylemi illiyet bağını kesecek yoğunlukta değil de diğer sebeplerle birlikte zararlı sonucu doğurabilecek nitelikte ise birlikte ( ortak ) illiyet söz konusu olur. Ortak illiyette zararlı sonuç birden çok kişinin kusurlu davranışıyla ortaya çıkar. Bu durumda, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca birlikte zarara sebebiyet veren ya da aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı birlikte sorumlu olan kişiler hakkında müteselsil sorumluluğa dair hükümler uygulanır. Müteselsil sorumluluğun bulunduğu durumda ise alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir ( TBK. m. 163/1 ). Ayrıca davalı noterin sorumluluğu, haksız eylemin asıl faili olduğu ve haklarında kamu davası açıldığı belirtilen üçüncü kişilerin ve bu kişilerden biri olduğu anlaşılan rehin borçlusunun ödeme aczine, haklarında takip ya da dava açılmasına bağlı değildir. Müteselsil sorumluluk sebebiyle zararın tazmininin davalıdan istenmesine engel bir durum yoktur. O hâlde, davacının uğradığı zararın belirlenmesi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir.

Hukukihaber

  • Hakkımızda
  • Yargıtay kararları paylaşımı gayesiyle kurulmuştur.