Diğer

ROBOTLAR VE HAKLARI

Ayşe Dimdik

Gelecekte sosyal hayatımızda zaman tasarrufu sağlamak, askeri alanda savunma amaçlı veya tıp alanında sağlık amacıyla ve sayısız birçok amaçlarla hayatımızda egemen konuma gelecek  robotların da hakka sahip olmasının  mümkünlüğü ve robot hukukuna dair araştırmalar üzerine şekillenmiştir

Robot Hukuku, HAK kavramıyla ilgili çok temel düşüncelerimizi yeniden sorgulamamıza sebep oluyor.

Hakkı neden bir canlı veya cansıza veriyoruz. Bir dağın korunma hakkı var mı? Bir hayvanın haklarını neye göre daha iyi tutuyoruz, bizimle ilişkisi kurmasına göre mi yoksa hayvanın evcilleşmesine veya hayvanın boyutuna göre mi?

Bunların hepsi çok övülen ve yere göğe sığdırılamayan Yunan Filozoflarından günümüze kadar gelen ilk hak kavramı ‘o beyaz erkeğin kendisini lider ilan etmesi ve daha sonra bütün kadın ve erkeklerin buna karşı mücadelesinden doğmuştur’.

Gerçekten bunu düşününce kendimizi sorguluyoruz.

BİZ NEYİZ,NE KADAR KENDİMİZİZ VE HAK DEDİĞİMİZ ŞEY ASLINDA NE?

BİZ HAK KAVRAMININ TANIMINI NASIL YAPMALIYIZ?

I.ROBOT KAVRAMI

Robotlar ile ilgili hukuki sorunlara değinmeden önce robot kavramının ne olduğunu açıklamakta fayda vardır. Robot terimi ilk kez 1920 yılında Çek bir yazarın tiyatro oyununda kullanılmıştır. Oyunda robotlar bir fabrikada köle olarak çalışan yapay insanlar olarak tasvir edilmiştir. Roboti kelimesi Çek dilinde esaret ve angarya kelimelerini ifade etmektedir . İngilizce’de roboticist olarak geçen kelime ise Türkçe’ye robotbilimci olarak çevrilebilir. Bu kelime de ilk defa 1941 yılında yazar Isaac ASIMOV tarafından kullanılmıştır . Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde robot “belirli bir işi yerine getirmek için manyetizma ile kendisine çeşitli işler yaptırılabilen otomatik araç” şeklinde tanımlanmaktadır. Robotbilim (robotics) ise robotların tasarımı, yapımı için kullanılan bilimsel yöntemleri inceleyen bilim ve teknik şeklinde tanımlanmaktadır.Robotun tanımının ne olduğu hususunda değişik açıklamalar yapılabilir. Ayrıca burada bir aracın/aygıtın robot olarak nitelendirilmesinde yapıldığı malzemenin önemi var mıdır sorusu da akla gelebilir. Robot mutlaka metalden yapılmış olmak zorunda değildir; organik malzemelerden de robot yapılabilir. Robotların insan görünümlü olması şart değildir. Doktrinde robotun tanımını RICHARDS, biyolojik anlamda canlı olmayan ancak hem fiziksel hem de zihinsel faaliyet sergilemek üzere oluşturulmuş sistem olarak tanımlamaktadır. Buna göre robot fiziksel olarak hareket edebilen, ne yapılması ile ilgili kararlar alabilen bir makinedir. Bu tanım sadece yazılıma dayalı olan ve fiziksel olarak faaliyet göstermeyen yapay zekâyı kapsam dışında tutmaktadır.

Yukarıdaki robot tanımına uyan hem fiziksel faaliyet gösteren hem de karar alabilen robota örnek olarak iRobot Şirketi’nin ürettiği Roomba marka süpürgeleri gösterilmektedir. Bu süpürgeler yüzeyi temizlemek için evin içinde dolaşmakta ancak bir engelle karşılaştığında karar verebilmektedir. Süpürge engele çarpmamak için yönünü değiştirebilmektedir. Herhangi bir insanın süpürgeyi kontrol etmesine gerek bulunmamaktadır

Doktrinde bir makinenin robot olarak nitelendirilebilmesi için sahip olması gereken özellikler şu şekilde sıralanmaktadır:

Algılama/hissetme: Robot çevresini algılayabilmelidir, örneğin sesleri, kokuları, ışığı veya dokunmayı/basıncı algılayabilmesi için gerekli sensörler/algılayıcıları taşımalıdır. 

• Hareket: Robot bulunduğu ortamda hareket etmelidir. Örneğin tekerlekleri varsa bunları döndürerek, ayakları varsa yürüyerek veya pervanesi varsa bunun çekiş gücü ile hareket etmelidir. Robotun tamamen hareket etmesi söz konusu olabileceği gibi, bir kısmının hareket etmesi de yeterlidir. Örneğin Mars’ta örnek toplayan Sojourner1, dört tekerlekli ve yüzeyde ilerleyebilen bir robottur. Canadarm1 ise uzay mekiğine monte edilen bir robot koldur sadece parçaları hareket etmektedir.

• Enerji: Robotun bir güç kaynağının olması gerekmektedir. Robotun güneş enerjisiyle, elektrikle ya da pille çalışması söz konusu olabilir. 

• Zekâ: Robotun zekâya sahip olması gerekir. Bu noktada robotun bir programcı tarafından yapması gereken iş için programlanması gerekmektedir.(1)

Görüldüğü gibi robot bir makinedir. Sadece bir yazılımdan ibaret değildir. Dolayısıyla intelligent agent denilen ve akıllı yazılım olarak ifade edilebilecek bilgisayar programları tek başına robot değildir. Zira bu programlar bilgi toplayarak veya başka türlü hizmet vermektedir. Program daha önce kendisine verilen parametreler dâhilinde çalışmaktadır. Akıllı yazılımlara kısaca Bot da denilmektedir

Bir robotun yapay zekâya sahip olması söz konusu olabilir. Yapay zekânın üzerinde anlaşılmış tek bir tanımı olmamakla birlikte, yapay zekâ insanın düşünce sürecinin yeniden inşa edilmesi şeklinde ifade edilmektedir. Yani yapay zekâ insanın düşünsel yeteneklerine sahip, insan yapımı bir makinedir

Yapay zekâ ve akıllı yazılım tek başına robot değildir, sadece programdır(IBM tarafından geliştirilen Ross isimli yapay zekâ avukatlara yardımcı olması için hazırlanmış bir yazılımdır. Robot değildir.

Robot, fiziksel olarak hareket edebilen, otonom veya yarı otonom bir makinedir. Robotun bir çeşit zekâya sahip olması gerekmektedir. Ancak bunun yapay zekâ düzeyinde olması şart değildir. Yani bir robotta yapay zekâ veya akıllı yazılım olabilir ancak bu şart değildir. Buna göre önündeki engeli hissedip duran kendi kendine çalışan bir süpürge robottur. Ancak fabrikada önüne ne gelirse gelsin perçin atan bir kol robot değildir

 

 

II. ROBOTLARIN GENEL OLARAK MEYDANA GETIREBILECEGI SORUNLAR

      Genel Olarak Robotların gerek birbirleriyle gerekse insanlarla  etkileşimlerinden hukuki sorunlar doğabilir. Örneğin, insansız hava araçlarının (drone) havada çarpışması ve bundan zarar doğması ya da bir ev robotunun komşunun robotuna ya da çocuğuna zarar vermesi durumunda zararın tazmini ve sorumluluk ile ilgili sorunlar çıkacaktır. Robotların birden fazla amaç için üretilmeye başlanmaları ile önceden hangi amaçla kullanılacaklarının bilinmesi zorlaşacaktır. Bu da yasal düzenlemelerin yapılması ve tüketicilerin korunması ile ilgili sorunları beraberinde getirecektir

Sürücüsüz otomobillerin uzaktan bilgisayar korsanları tarafından kontrolünün ele geçirilmesi ve otomobillere kaza yaptırılması mümkündür. Bu otomobillerin sürücünün gittiği rotayı, nerede ne kadar zaman durduğunu, sürücünün trafikteki davranış alışkanlıklarını kaydetmesi ve nesnelerin İnterneti teknolojisiyle bulut veya başka bir yere aktarması mümkündür. Bütün bunlar hem mahremiyetin korunması hem de güvenlik ile ilgili sorunlar doğurabilecektir(4)

Robotların tamamen otonom hale getirilmesi ve robotlara bağımsız olarak insanları öldürme kabiliyeti kazandırılması, robotların davranışlarının nasıl yönetileceği ve robotlara ne kadar serbesti verilebileceği sorunlarını doğurmaktadır ki buna robot etiği denilmektedir. Bu konu hâlihazırda robotların ev kullanımının giderek yaygınlaşması ve insan görünümündeki robotların artması nedeniyle de gündemdedir

Robotlar genel itibariyle programlandığı şekilde davranacaklarsa da uygulamada her zaman istenilen sonuçların ortaya çıkması söz konusu olmayabilir. Bu nedenle yapılacak hukuki düzenlemelerde bu durumun dikkate alınması gerekir. Örneğin Güney Kore Ticaret Bakanlığı bünyesinde bir Robot Etiği Bildirgesi (South Korean Robot Ethics Charter) çıkarılarak robotların fonksiyonlarına ilişkin etik prensipler belirlenmiştir. Avrupa Robotbilim Araştırma Ağı (the European Robotics Research Network) robot etiği konusunda izlenecek prensipleri şu şekilde belirtmiştir: insan haysiyeti ve insan hakları, eşitlik ve hakkaniyet, yarar ve zarar, kültürel farklılıklara saygı ve çoğulculuk, ayrımcılığın yapılmaması, otonomi ve bireysel sorumluluk, aydınlatılmış onam, mahremiyet/gizlilik, yardımlaşma ve dayanışma, sosyal sorumluluk, faydaların paylaşılması, doğaya karşı sorumluluktur.

Robotların askeri amaçlar için ve insanlara zarar verecek şekilde kullanılması nedeni ile Amerika Birleşik Devletleri de robot etiği hususunda harekete geçmiştir. Robotların sorumluluğu ve hakları konusu ilk defa Amerika Birleşik Devletleri’nde tartışılmaya başlanmıştır. İlk defa 1979 yılında Michigan’da görülen bir davada jüri, bir robot tarafından öldürülen kişinin ailesine 10 milyon Amerikan Doları ödenmesi yönünde görüş belirtmiştir

               Robotların tamamen otonom olabilmesi, yapay zekâlı robotların                       öğrenebilmesi nedeniyle robotların haklara sahip olup olmayacakları hem hukuki hem etik olarak tartışmalıdır. Mevcut anayasalardaki temel hakların insanlar için hazırlanmış olması karşısında robotların hak sahibi olmalarının mümkün olmadığı söylenebilir. Ancak tamamen otonom, öğrenebilen, insana özgü duygusal, ahlaki özelliklerin de programlarla eklendiği yapay zekâlı ve hatta birebir insan görünümlü robotlar üretildiğinde bu kadar kesin olarak robot hakları söz konusu olamaz denemeyecektir.

Cyborg (cybernetic ve organism terimlerinin birleşimidir) denilen insan ve robot karışımı sibernetik organizmalar da insan ile eşya arasında yeni bir hukuk öznesi kategorisi oluşturmaya adaydır.

Cyborg ya da telaffuzuyla ifade etmek gerekirse sayborg vücut fonksiyonları teknolojik aygıtlarla desteklenmiş veya kontrol edilen insanları ifade eder. Örneğin robotik bir kola sahip insan, tamamen yapay bir kalp ile yaşayan insan, beyninin dışarıdaki bir aygıt ile iletişim kurmasını sağlayan implantların kullanıldığı insan sayborga örnek oluşturur.Dolayısıyla hukuken insan, eşya ve robota ek kategoriler de oluşturulması gerekebilecek, belki de bunlardan bir tanesini sayborglar teşkil edecektir

Bir insanın bir robota sahip olması yani bir makine üzerindeki anayasa tarafından da korunan mülkiyet hakkı olması o insana robot üzerinde istediği gibi davranabilmesi yetkisini vermekte midir sorusunun cevabı çok net değildir.

Doktrinde DARLING, insan görünümlü robotlara kötü davranan insanların tıpkı diğer insanlara veya hayvanlara kötü davranan insanlar gibi algılanmalarının mümkün olduğunu belirtmektedir.Aslında sadece insansı/insan görünümlü robotların değil yapay zekâ sistemlerine yönelik olarak da insanların duygusal olarak tepkiler göstermeleri söz konusu olabilmektedir. İnsanların robotları canlı gibi değerlendirmelerinde hareket etmeleri etkili olabilir. Ancak yapay zekâ sistemlerinin adeta canlı gibi algılanmalarının nedeni konuşmalarıdır

Robotların otonomluğunun artması ile birlikte tartışılan konulardan bir tanesi de robotların kendi kendilerini tamir etmeye haklarının olup olmayacağı ile ilgilidir. Örneğin üç boyutlu yazıcı teknolojisi ile pek çok nesne üretilebilmektedir. Bir üç boyutlu yazıcı kendi parçalarını basabilir yani yazıcı kendi kendini üretebilir. Burada etik açıdan tartışılması gereken sorun robotun kendini tamir etmesi ya da robotun kendi kendini üretmesi ya da klonlamasının insanın aleyhine olup olmayacağı ile ilgilidir.

Futurama isimli gelecekte geçen bir dizinin hazırlayıcılarından olan aynı zaman da hukukçu da olan VERON, dizide robotların insanlarla evlenme hakkının olmadığını ayrıca insanların belli bir yaşam süresi olduğunu ve robotların modern kölecilik mantığı güttüğünü belirtmiştir.

Robot teknolojisi ve akabinde getirebileceği sorunları öngören ülkelerden biri olan Estonya Cumhuriyeti’nde de, yaklaşık 10 ay süren çalışma ile 2017 yılında bir araştırma yürütülmüştür. İlgili Bakanlıklar ile uzman ekiplerin robotik araçlar hakkında yaptığı bu araştırma sonucu açıklanan öneriler arasında özel bir robot yasasının çıkarılması ile Medeni Kanunda ciddi değişiklikler yapılması rapor edilmiştir. Ancak, tartışılan başlıca konulardan biri ise, robotik araçların arızalanması ya da işleyişinde bir hata olması halinde kimin sorumlu olacağıdır. Sorumluluğa dair çözüm önerileri bu kapsamda dört başlık altında toplanmıştır.

- Önerilerin ilkinde, tam otonom araçlar üzerinde yoğunlaşılarak sadece Trafik Kanunlarında değişikler yapmak,

- ikincisinde, Trafik Kanunlarındaki değişikliklere ek olarak fiziksel bedene sahip robotlar ile diğer robotların algoritmalarına ve sensörlerine odaklanıp, robotların farklı alanlarını da düzenleyen özel kanunların çıkarılması, 

- üçüncüsünde ise, özel robot yasasının yanı sıra, Medeni Kanun ve Trafik Kanunlarında da köklü değişiklikler yapmanın gerekliliği vurgulanmıştır. Bir diğer deyişle, Robot Yasasına paralel olarak farklı Kanunların da revize edilmesinin şart olduğu özellikle ifade edilmiştir. Örneğin, bir yapay zekâya sahip robot buzdolabında süt bittiyse yenisini sipariş verecek yetkiye sahip olmalıdır. - dördüncü başlıkta ise, robotlara sahibini temsil etme yetkisini de içerir şekilde kendi başına bir hukuki kişilik tanımanın sağlanması gerektiği belirtilerek bu son başlığın öneriler arasında en radikal çözüm yolu olduğu söylenebilir

Avrupa Parlamentosu iki hassas konu yönüyle robot tanımına ulaşmanın zorluğuna dikkat çekmektedir.İlk konuda, tıp alanında kullanılan cerrahi robotların genel robot kategorisine girdiği kabul edilirken, bu robotların otonom robot olarak kabul edilemeyeceği ifade edilmektedir. Şöyle ki, Da Vinci cerrahi robotunda da olduğu gibi, aslında cerrahi robotlar çoğunlukla sahip/ köle modeliyle bir pratisyen tarafından kontrol edilerek çalıştırılmaktadır. Da Vinci robotunda bir insan karar verme sürecinin bir parçası olarak yer aldığından, robotun burada otonom olduğu söylenemez. İkinci konuda ise, araştırmacılar bağımsız dronlar geliştirmesine rağmen, çoğunluğu bir operatörle uzaktan kumanda edilmekte ve bu durumun neticesinde de dronların akıllı, otonom olduklarına dair kanıya kolaylıkla varılamadığı görülmektedir. Bir diğer görüşe göre de, insan talimatından yoksun kendi bilgi ve analizlerine dayanarak bağımsız olarak hareket eden dronların verdiği karar ve sonuçlarını ise üreticileri tahmin edemez. Bu sebeple sorumluluğunun kime ait olduğunun belirlenmesi, hukuk sisteminin robotları ayrı bir hukuki kişilik olarak kabul edip etmeyeceği ve bu sorunlara robotlardan Avrupa Parlamentosu’nun önerisinden de anlaşılacağı gibi, Parlamento özellikle otonom robotların hukuki kişilik olarak kabulünden kaçınarak robotlara dair ayrı bir yasal statü getirilmesini önermiştir. Nitekim Parlamento tarafından hukuki kişilik kavramının insanoğluna izafe edilebileceği, bu tür tartışmaların hayvan hakları açısından da yapıldığı, hayvan hakları savunucularının hayvanların bilinçli yaratık olması, acıyı hissetmesi gibi hususlarla diğerlerinden ayrıldığı ve bu sebeple hukuki kişiliğe sahip olmaları gerektiğinin savunulduğu belirtilmiştir. Ancak, Parlamento, herhangi bir potansiyel bilinç sonucu bir kararı gerçekleştirmek için yapılan hareketi robotlara hukuki kişilik tanınması için yeterli görmemektedir. Robotun bilinçli bir varlığı olduğu şüphesi varsayımından kaçınarak, robotun içsel varlığı ya da duyguları, robota hukuki kişilik tanınması için Parlamento tarafından yeterli görülmemektedir. bağımsız olarak yaklaşmak ve çözmek odaklı olup olmadığına göre değişecektir

Bir robotun başka bir kişiye ait robota zarar vermesi durumunda ya da bir robotun bir insana zarar vermesi durumunda bundan robotun sahibi kusursuz olarak sorumlu tutulabilir. Ancak burada robotun sahibinin kurtuluş kanıtı getirebilmesi mümkün olmalıdır. Robotun sahibi zararın doğmaması için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Örneğin bir robotun düzenli olarak teknik ve fiziksel bakımının yapılması, virüs programlarının güncellenmesi, robotun İnternet’e bağlı olarak kullanılması durumunda zararlı yazılımların robota yüklenememesi, robotun kaydettiği bilgilerin İnternet üzerinden alınmaması için gerekli önlemlerin alındığının ispat edilmesi gerekir. Bu anlamda robot sahibinin gerekli özeni göstermesi gerekir. Bir kişinin gerekli her türlü tedbiri aldığının nasıl tespit edileceği konusunda ise standartlardan yararlanılabilir. Bu anlamda robot üretiminde uyulması gereken standartlar oluşturulması ve kanuni düzenlemelerle standartların desteklenmesi, ayrıca tüketicilerin bilinçlendirilmesi sağlanırsa, alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığının ve tazminatların miktarının tespitinde mahkemelere kolaylık sağlanabilir. Burada ayrıca İnternet’teki büyük ölçekli sistem sorunlarının ve genel virüs saldırılarının mücbir sebep sayılması ile ilgili konular da gündeme gelebilir11 Öngörülememe durumu algoritmaların karmaşıklığıyla da ilgilidir.Ancak öngörülememenin tek nedeni bu değildir. Bunun dışında, inovasyon, dijital sistemlerin gelişimi, verilerin kolaylıkla akışı kendi kendine öğrenebilen ve interaktif olan sistemlerin önceden neler getireceğinin tahmin edilmesinin zor olmasıdır.

Objektif sorumlulukta kurtuluş kanıtı getirilmek suretiyle sorumluluktan kurtulmak mümkündür. Nasıl ki çocukların davranışlarından ev başkanının kusursuz sorumluğunun olduğu durumlarda ev başkanının zararın meydana gelmemesi için her türlü özeni gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilmesi mümkündür, potansiyel olarak tehlikeli ürünler üretenler de bunlarla ilgili açık kanuni düzenlemelere uyduklarını ve detaylı resmi hukuki yol gösterici evrakı hazırladıklarını kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir

2010 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Philip ALSTON’un da belirttiği üzere bir drone tarafından ateşlenmiş bir füzenin, bir asker tarafından ateşlenmiş silahtan veya başka bir silahtan farklı yoktur. Hangi silah olursa olsun bunların kullanımının savaş hukukuna uygun olması gerekir. Savaş alanlarında robotların giderek daha yaygın olarak kullanılması karşısında askeri idareciler ve siyasi otoritelerin bu makinelerin kararlarından/fiillerinden sorumluluğu söz konusu olmaya devam edecektir 

Robotların İnternet üzerinden birbirleriyle haberleşmeleri ya da bulut teknolojisi sayesinde buluttan robotlara ve robotlardan buluta bilgi aktarımı mümkündür. Robotların sürekli olarak İnternet’e bağlanacak olması ve değişik kaynaklardan sürekli bilgi ve yeni programlar alacak olması ile devasa bir interaktif robot ağı oluşturabilir. Örneğin sürücüsüz otomobiller bu ağda sürekli olarak birbirlerine yerel yol durumu hakkında bilgi aktarabilir. İşletim sistemine ilişkin düzenli güncellemeler otomobilin sahibinin haberi olmaksızın her bir araca indirilebilir13

Bir robotu başkasına zarar vermek üzere programlayan kişi kusurludur. Ancak bazen açık bir zarar verme niyetinin olmaması veya zararın oluşacağına ilişkin bilgi olmaması söz konusu olabilir.Ancak doktrinde böyle bir yaklaşımın gelişen bir alanda yenilikleri bastıracağı ve ceza hukuku bakımından uygun bir çözüm olmayacağı ifade edilmektedir

Birçok kişinin birlikte geliştirdiği yazılımlardaki hataların tespit edilmesi zordur. Yapay zekâ programlarının kendi kodlarını değiştirmeyi öğrenmeleri de mümkün olduğundan sorumluluğun kimde olduğunun tespit edilmesi daha da zorlaşmaktadır15

Otonomluk derecesine göre, bir robotun kendisinin buluş yapması, tasarım yapması ya da bir yazılım üretmesi söz konusu olabilir. Dolayısıyla burada hak sahibinin kim olacağının belirlenmesi ile ilgili sorunlar yaşanabilir. Robotun bir buluş ya da bir eser ortaya çıkarması durumunda mevcut kanunlar ışığında robotun bu sonuçlar bakımından hak sahibi olarak nitelendirilmesi mümkün görünmemektedir. Avrupa Adalet Divanı’nın bu husustaki bir kararında robotun telif hakkı sahibi olamayacağı zira bunun için fikri bir yaratım olması gerektiği dolayısıyla bir insanın fikri üretiminin olması gerektiği ifade edilmiştir. Bu kararda bir eser olabilmesi için insanın entelektüel çalışmasının sonucunda ortaya çıkması gerektiği belirtilmiştir.

Robottaki yazılımın yaratıcısının burada hak sahibi olacağı düşünülebilir. Yazılıma finansal olarak yatırım yapan kişi ya da kuruluşun da eser sahibi olması düşünülebilir. Robotların hak sahibi olabilmesi için hukuk nazarında bir kişiliğe sahip olması gerekmektedir. Ayrıca burada robotlara hak tanınmasının hakkaniyete uygun olup olmadığı veya makul olup olmadığı da tartışılabilir. Doktrinde robotlara veritabanları üzerinde sui generis hak tanınmasının gerekliliği tartışmalıdır. 

Robotların ortaya çıkardığı eserler ile ilgili olarak doktrinde BALKIN mevcut kanunlara uygun olarak ivaz karşılığında eser yaratılması olarak değerlendirilebileceğini belirtmiştir. 16

III. ROBOTLAR İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER

Robotların hukuki açıdan nasıl değerlendirileceği onlar hakkında hukuki sorunların çözümünde yön gösterici olacaktır. Robotlar birer sanal çalışan ya da sanal evcil hayvan veya sanal çocuk gibi değerlendirilebilir mi yani robotlar neye yakın kabul edilmelidir sorusunun cevabı robotlar hakkındaki hukuki sorunların çözülmesinde belirleyici olacaktır. Robotların kişisel bilgisayar veya oyun sistemi gibi değerlendirilmesi de söz konusu olabilir

Doktrinde RICHARDS robotlar ile ilgili hukuki düzenlemeler yapılırken onlara insanlara ilişkin özellikler atfedilmesinin tehlikeli olacağını belirtmektedir. Robotlar karmaşık ve yazılımlar kullanan birer aygıttır. Robotlarda otonomluk özelliği arttıkça giderek robota verilen komutlar ile (input) robotun davranışları (output) arasındaki bağlantının şekillendirilmesi zorlaşacaktır. Ancak her halükarda robotlar görünümü ile insana benzetilse ve insana ilişkin özellikler aktarılsa da birer makinedir ve burada ön planda tutulması gereken robotun şekli değil robotu oluşturan sistemlerin fonksiyonudur ve hukuki düzenlemeler de bu yön dikkate alınarak yapılmalıdır.

Robotlarla ilgili hukuki düzenlemeler henüz daha başlangıç aşamasındadır. Özel olarak robotlara ilişkin hukuki düzenlemeler henüz sayıları az olmakla birlikte mevcuttur. Bunlardan bir tanesi 2011 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Nevada Eyaletinde sürücüsüz robot otomobillere ilişkin hukuki düzenlemedir

Tamamen otonom olan sistemler ile uzaktan kontrol edilebilen sistemler (teleoperated) arasında hukuki açıdan bir ayrım yapılması gerekmektedir. Robotta bulunan yazılım ile birlikte uzaktan robota komut gönderen bir insanın olması durumunda robot ne tam olarak otonom ne de tam olarak uzaktan idare edilir durumdadır. Bu durumda sorumluluk robotu yöneten kişi de mi olacaktır veya ne ölçüde bu kişinin sorumluluğu olacaktır sorusu gündeme gelmektedir. Robota komut veren kişinin doğru komutu verdiği ancak robotun komutu yerine getirmede yanlışlık yapması durumunda ne olacağı da cevaplanması gereken başka bir sorudur

               IV.TÜRK HUKUKUNDAKİ DURUM ve ÖNERİLER

Türk hukukunda robotlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından insansız hava araçları ile ilgili talimat çıkarılmıştır. İnsansız Hava Aracı Sistemlerinin Ayrılmış Hava Sahalarındaki Operasyonlarının Usul ve Esaslarına İlişkin Talimat, 18/11/2005 tarihli ve 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a ve 14.10.1983 tarihli 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’na dayanılarak hazırlanmıştır. Talimat, Türk Hava Sahası’na ayrılmış hava sahalarında uçacak sivil insansız hava araçları, ilgili sistemleri, bunları işletecek olan işletmeleri, bu işletmelerde görev alacak personeli, pilotları, insansız hava araçları uçuş ekibini ve verilecek hava trafik hizmetlerini kapsamaktadır. Azami kalkış kütlesi 4 kilogramdan ve azami hızı saatte 50 kilometreden daha az olan ve azami irtifası yer yüzeyinden 100 metreyi geçmeyen insansız hava araçları bu Talimat’ın kapsamı dışındadır (m.2). Talimat’ta insansız hava aracı (İHA) “spor veya eğlence amacıyla kullanılan model uçaklar hariç, içinde insan olmadan motor gücü ile uçuş yapabilen ve bir kontrol bağlantısı ile İHA pilotu tarafından kontrol edilen veya otonom operasyonu İHA pilotu tarafından planlanarak takip edilen hava aracı” şeklinde tanımlanmıştır

Talimat’ın 6.maddesi uyarınca insansız hava araçlarının operasyonları, insanlı hava araçlarının operasyonları kadar emniyetli olacak, aynı kategoriye denk düşen insanlı hava araçlarının operasyonlarında olduğu gibi, havadaki ya da yerdeki insanlara ya da mülklere karşı risk teşkil etmeyecektir. Görüldüğü üzere insansız hava araçlarının uçurulmasında gerek güvenlik ve gerekse gizliliğin ihlal edilmesi durumunda araçları işletenler sorumlu olacaklardır. Ayrıca insansız hava araçlarını işletenler bu araçların bakımlarının, güncellemelerinin yapılmasından da sorumludur. Talimat’ın 7.maddesi maddesi uyarınca insansız hava aracı işleticileri, 15.11.2005 tarih ve 25994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Hava Sahasında Uçuş Yapan Türk ve Yabancı Sivil Hava Araçlarının Yaptırması Gereken Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Yönetmeliği’ne göre geçerli bir sigortaları olmadan uçuş yapamazlar.

İnsansız hava araçlarının askeri yasak sahalar ve askeri birliklere 5 mil ve daha yakın mesafeden uçuş planlaması durumunda; icra edilecek uçuşlara ilişkin olarak; araçların ve uçuş esnasında taşıyacağı faydalı yüklerin teknolojik özellikleri, rota, irtifa, uçuş zamanı ve uçuş bölgesi koordinatlarını içerecek şekilde gerekli bilgileri, doğal afetler gibi acil durumlar haricinde en az 15 gün öncesinden, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Genelkurmay Başkanlığı ile koordine eder. Talimat’ın 13.maddesi uyarınca uçuşlarda, diğer hava araçları ile ayırmayı sağlamak ve çarpışmayı önlemek insansız hava aracı pilotunun sorumluluğundadır. Bu madde ileride insansız hava araçlarının kargo teslimatında kullanılması ve yaygınlaşması durumunda çarpışmaların da artacak olması nedeniyle önemlidir. Tıpkı karayollarında trafik kazalarında olduğu gibi insansız hava araçlarının havada çarpışmalarında da sorumluluğun kimde olduğunun tespit edilmesi gerekecektir. Kargo gibi hafif yükleri taşıyan insansız hava araçlarında yükün zarar görmesi durumunda zararın kimin tarafından karşılanacağının tespiti önem kazanacaktır(Paket teslimatında drone kullanımının test uçuşları yapılmıştır.

Henüz Türkiye’de bulunmamakla birlikte yakın gelecekte sürücüsüz otomobillerin de kullanılmaya başlanması halinde Karayolları Trafik Kanunu’nda ve özellikle trafik sigortası ile ilgili düzenlemelerde değişiklikler yapılması gerekecektir. Bunun dışında Türk Borçlar Kanunu’nda kusursuz sorumluluk hallerine robotlarla ile ilgili hüküm eklenmesi gündeme gelebilir. Yine Türk Medeni Kanun’undaki ev başkanının sorumluluğuna robotlarla ilgili bir ekleme yapılması düşünülebilir.

Robotlar; günlük hayatımızda ev robotu, sürücüsüz otomobil, insansız hava aracı şeklinde farklı türlerde yer alabilir. Türk Ceza Kanunu’ndaki suçların ve özellikle bilişim suçlarının robotlar tarafından veya robotlar aracılığıyla işlenmesi mümkündür. Robotun uzaktan  zararlı yazılımlar gönderilerek sahibinin haberi dahi olmadan kötüniyetli kişilerce zarar vermek üzere kullanılması yakın gelecekte mümkün olabilir. Robotun insana özgü birtakım özellikleri taşımaması suç işlemesini kolaylaştırabilir.

Robotun suç işlemesi durumunda robotun sahibinin herhangi bir kusurunun olmadığı, üretimde ve programlamada da hiçbir hatanın olmadığının tespiti halinde mevcut düzenlemelere göre sadece gerçek kişilere ceza verilebildiğinden ortada sorumlu tutulabilecek kimse bulunmamaktadır. Ancak ileride insan ve eşya dışında hukuk öznesi kategorilerinin oluşturulmasıyla robotların ve/veya sayborgların belki faaliyetlerine son vermek, belki de imha etmek şeklinde cezalandırılmaları mümkün olabilecektir. Ayrıca bazı kavramların yeniden tanımlanması gerekebilecektir. Örneğin hukuka uygunluk nedenlerinden meşru müdafaa kavramı bir robotun kendisine zarar vereceğini düşündüğü bir insana zarar vermesi durumu için robotlar açısından gözden geçirilebilir.

Membership Agreement

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Integer ut dui sed justo pharetra dignissim a quis diam. Proin placerat enim vel diam ultrices rutrum. Donec mollis nulla tristique velit pellentesque eleifend. In posuere posuere iaculis. Sed orci arcu, accumsan at semper in, bibendum ac erat. Donec dignissim at eros vulputate lacinia. Vivamus vitae nunc tincidunt, fermentum mi quis, dignissim magna. Etiam et dolor ac lorem accumsan ultricies. Cras fringilla justo velit, sed dapibus purus sollicitudin aliquet. In consectetur mauris sed mi mollis, iaculis eleifend dolor ornare. Donec sit amet egestas risus. Pellentesque suscipit ex lectus, nec semper quam interdum sed.

Class aptent taciti sociosqu ad litora torquent per conubia nostra, per inceptos himenaeos. Quisque ex turpis, semper vitae ex non, scelerisque tincidunt diam. Vivamus eu sollicitudin massa, in suscipit tortor. Suspendisse nisl mi, ultricies eu sagittis quis, tincidunt sed turpis. Cras dapibus mauris non nisi dignissim pulvinar. Class aptent taciti sociosqu ad litora torquent per conubia nostra, per inceptos himenaeos. Pellentesque condimentum odio nec posuere pulvinar. Praesent iaculis massa id turpis tempor varius. Nullam viverra turpis urna, at finibus libero tempor viverra. Aliquam ac maximus ipsum, at efficitur ipsum. Praesent ullamcorper urna ut massa scelerisque, vel lacinia enim pretium. Nunc faucibus sit amet sem ut mattis. Pellentesque mattis urna at ornare porta. Duis placerat orci id vestibulum scelerisque. Nam eget quam lacinia, venenatis eros eu, tempor eros. Morbi volutpat nisi et venenatis vehicula.

Cras fermentum imperdiet porttitor. Sed tincidunt erat erat, eu euismod odio pulvinar et. Ut at laoreet lorem. Sed ex urna, placerat sed urna non, tempus blandit quam. Quisque eget est auctor, mollis magna non, fringilla est. Aliquam erat volutpat. Vivamus porttitor arcu orci, a consequat lorem imperdiet ac. Curabitur bibendum ac nibh vitae viverra.

Vestibulum et urna ac dolor interdum tristique. Donec eget nulla non justo porta sodales non ac orci. Morbi semper est in elit sagittis, suscipit malesuada sapien cursus. Nam sapien magna, facilisis eget placerat in, finibus vehicula nibh. Sed lacinia odio sit amet enim consequat suscipit. Aenean lacus ipsum, sodales eu magna id, venenatis varius dolor. Nam varius nisi eu mauris ultrices pharetra. Donec condimentum eros odio, a imperdiet nunc dignissim non. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Donec varius lacus ut dui feugiat, sed porttitor libero dignissim.

Sed tellus velit, euismod eu dictum id, euismod at lectus. Morbi fringilla metus id fermentum blandit. Donec lacus metus, venenatis ut leo eget, dictum egestas sapien. In quis dui lorem. Sed viverra eu odio vitae finibus. Vivamus vel nibh pretium, varius ligula eget, tempus diam. Class aptent taciti sociosqu ad litora torquent per conubia nostra, per inceptos himenaeos. Morbi dictum risus nisi, nec varius odio facilisis sed. Nulla efficitur enim id semper imperdiet. Mauris vitae elit non risus sagittis maximus eu nec enim. Quisque vestibulum, sapien eu congue malesuada, mauris nisi luctus eros, aliquam placerat turpis neque in erat. Vestibulum sodales dolor et leo eleifend, dignissim mollis erat rutrum.

Terms of Use

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Integer ut dui sed justo pharetra dignissim a quis diam. Proin placerat enim vel diam ultrices rutrum. Donec mollis nulla tristique velit pellentesque eleifend. In posuere posuere iaculis. Sed orci arcu, accumsan at semper in, bibendum ac erat. Donec dignissim at eros vulputate lacinia. Vivamus vitae nunc tincidunt, fermentum mi quis, dignissim magna. Etiam et dolor ac lorem accumsan ultricies. Cras fringilla justo velit, sed dapibus purus sollicitudin aliquet. In consectetur mauris sed mi mollis, iaculis eleifend dolor ornare. Donec sit amet egestas risus. Pellentesque suscipit ex lectus, nec semper quam interdum sed.

Class aptent taciti sociosqu ad litora torquent per conubia nostra, per inceptos himenaeos. Quisque ex turpis, semper vitae ex non, scelerisque tincidunt diam. Vivamus eu sollicitudin massa, in suscipit tortor. Suspendisse nisl mi, ultricies eu sagittis quis, tincidunt sed turpis. Cras dapibus mauris non nisi dignissim pulvinar. Class aptent taciti sociosqu ad litora torquent per conubia nostra, per inceptos himenaeos. Pellentesque condimentum odio nec posuere pulvinar. Praesent iaculis massa id turpis tempor varius. Nullam viverra turpis urna, at finibus libero tempor viverra. Aliquam ac maximus ipsum, at efficitur ipsum. Praesent ullamcorper urna ut massa scelerisque, vel lacinia enim pretium. Nunc faucibus sit amet sem ut mattis. Pellentesque mattis urna at ornare porta. Duis placerat orci id vestibulum scelerisque. Nam eget quam lacinia, venenatis eros eu, tempor eros. Morbi volutpat nisi et venenatis vehicula.

Cras fermentum imperdiet porttitor. Sed tincidunt erat erat, eu euismod odio pulvinar et. Ut at laoreet lorem. Sed ex urna, placerat sed urna non, tempus blandit quam. Quisque eget est auctor, mollis magna non, fringilla est. Aliquam erat volutpat. Vivamus porttitor arcu orci, a consequat lorem imperdiet ac. Curabitur bibendum ac nibh vitae viverra.

Vestibulum et urna ac dolor interdum tristique. Donec eget nulla non justo porta sodales non ac orci. Morbi semper est in elit sagittis, suscipit malesuada sapien cursus. Nam sapien magna, facilisis eget placerat in, finibus vehicula nibh. Sed lacinia odio sit amet enim consequat suscipit. Aenean lacus ipsum, sodales eu magna id, venenatis varius dolor. Nam varius nisi eu mauris ultrices pharetra. Donec condimentum eros odio, a imperdiet nunc dignissim non. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Donec varius lacus ut dui feugiat, sed porttitor libero dignissim.

Sed tellus velit, euismod eu dictum id, euismod at lectus. Morbi fringilla metus id fermentum blandit. Donec lacus metus, venenatis ut leo eget, dictum egestas sapien. In quis dui lorem. Sed viverra eu odio vitae finibus. Vivamus vel nibh pretium, varius ligula eget, tempus diam. Class aptent taciti sociosqu ad litora torquent per conubia nostra, per inceptos himenaeos. Morbi dictum risus nisi, nec varius odio facilisis sed. Nulla efficitur enim id semper imperdiet. Mauris vitae elit non risus sagittis maximus eu nec enim. Quisque vestibulum, sapien eu congue malesuada, mauris nisi luctus eros, aliquam placerat turpis neque in erat. Vestibulum sodales dolor et leo eleifend, dignissim mollis erat rutrum.