İSTİNAF MAHKEMELERİ TRAFİK KAZASINDA “TAHKİM”İN ETKİSİNİ AZALTTI

Tahkim Kurulu Trafik Kazalarında Mağdurları Koruma Noktasında Güç Kaybı Yaşıyor

Trafik kazalarında yaralanan veya ölen kişilerin sigorta aşamasından sonra tazminat için başvurdukları yollardan bir tanesi de tahkim kuruludur. Tahkim kurulu aslında mahkemeler öncesi sigorta ile tazminat isteyen mağdur arasında bir köprü görevi görmekteydi.

Son dönemde sigorta firmaları tuhaf bir şekilde işlem yapmakta ölüm veya yaralanmalı dosyalarda poliçe limitleri yaş veya gelir belgelerine bakıldığında yaptıkları ön ödemelerin aktüer hesaplamada aslında mantığa oturmadığını görmekteyiz. Örneklemek gerekirse %20  heyet raporu alan kazazede 2018 yılında yaptığı kaza sonrası X sigorta firmasına başvuru yaparak kaza sonrası maluliyet tazminatının ödenmesini ister. Sigorta Yaşı 26 kaza tarihinde geliri 3800 TL olan kişiye tazminat olarak 29,212 TL teklif eder. Şimdi bu duruma bakıldığında bunun medikali yapan firma veya şahıs aktüer yapanlar neye göre böyle bir bedel ortaya koyarlar anlamak güç olduğu herkesçe aşikardır. Sigorta firmalarının para dağıtırken yaptıkları bu tarz davranışları gördükçe aklımıza bu işi tahkim çözer deyip hemen bu kurula başvuru yapılmaktaydı. Ama gelinen noktada tahkim kuruluda sigorta firmalarının baskıları sonucu İstinaf Mahkemeleri’nin maalesef gölgesinde kalmaya başladı.

Tahkim Kararlarına İstinaf Yolu Açıldı

Trafik kazası sonrası mağdur oldunuz ardından sigorta ile temasa geçtiniz ya bir kısım ön ödeme yaptı ya da hiç ödemedi. Bu durumda direkt olarak dava sürecini beklemeden tahkim kuruluna başvuru yapılmaktaydı. Kurul ise 6 veya 8 aylık sürede dosyayı değerlendirerek karara bağlamaktaydı. Genelde 2016 yılına kadar tahkim kurulunun verdiği kararlarla mağdur olan kişiler sigorta firmalarının yaptıkları baskılara rağmen bu kurul sayesinde haklarına çok uzun sürmeden haklarına kavuşabiliyorlardı. Gelinen süreçte ise durum tam tersine döndü. Zira tahkim kurulunun aldığı kararlar İstinaf Mahkemeleri’ne taşınmasından dolayı kazazede hakkını yine tam alamamakta ve mağduriyeti katlanmaktadır. İstinaf Mahkemesine dosyanın gitmemesi için düşük bedelle başvuru yapan avukatlar ikinci ödemeyi tahkimden istinafa gitmeden almak istemekte ve bu yolla kazazedenin mağduriyetini biraz olsun azaltmaya çalışmaktadır.

İstinafa Gidilmesini İstemiyorsanız

Tahkimde dosyanız var sonuçlanmak üzere fakat sigorta ne karar çıkarsa çıksın bir üst mahkeme olan İstinafa taşıyacak. Bu durumda tek yolunuz dosyanızı alacak hesabı yaparak 39.999 TL üzerinden hesaplanmasını talep etmenizdir.

Ancak bu durumda yaptığınız hesaplama da sizin aslında almanız gereken tazminata kavuşmayacağınız anlamı taşımaktadır. Bu durumda da kazazede yine mağdur edilmekte ve sigorta firması kozunu kullanarak bir şekilde dosyayı istinafa taşımaktadır. Sigorta firmalarının istinaf gerekçeleri genelde heyet raporlarına itiraz anlamında olmakta veya ufak maddi hesap hatalarını öne sürerek dava sürecine geçilmesi istenmektedir. Bu durumda da mağdur olan kişi istinaf sürecine girerek zaman ve maddi olarak 3. Kez hakkını tam alamamaktadır. Burada asıl sorulması gereken soru ise şöyle olmalıdır. Mağdur vatandaş hakkını ararken gerçekten bu süreçleri neden yaşamakta ve bunca eziyet kişiye neden çektirilmektedir. Kaza sonrası bir kurul kişinin mağduriyetini belirleyip sigortanın da bu ödemeyi yapması ve sürelerin bu kadar keyfiyet olmadan uzatılmaması bu anlamda temennimizdir. Bu makaleyi yazarken sohbetinden esinlendiğim trafik kazası işinde gerçekten görüşleri çok değerli olan ve bu alanda güzel hizmet veren avukat Erkan Behçet Arıkan’a çok teşekkür ederim.